Mevcut ürün portföyüne ilişkin bütün teknik dosyaların baştan yazılması yerine, portföyün risk temelli bir geçiş programına alınması en uygun yaklaşımdır.
1. Ürün portföyü sınıflandırılmalıdır: Her makine ailesinin kapsam statüsü ve Ek-I Bölüm A/B durumu belirlenmeli, Tüzük kapsamında onaylanmış kuruluş değerlendirmesi gerektirecek ürünler tespit edilmelidir.
2. Mevzuat haritası çıkarılmalıdır: Makine Tüzüğü dışında EMC, ATEX, PED, RED, gürültü, CRA veya AI Act gibi başka rejimlerin uygulanıp uygulanmadığı ürün bazında tespit edilmelidir.
3. Ek-III boşluk analizi yapılmalıdır: Mevcut risk değerlendirmesi yeni veya güçlendirilmiş gerekliliklerle karşılaştırılmalı; yazılım, bağlantı, siber müdahale, otonom davranış ve güvenlik fonksiyonu testi gibi alanlar özellikle incelenmelidir.
4. Güvenlik fonksiyonları envanteri hazırlanmalıdır: Her güvenlik fonksiyonu için amaç, güvenli durum, gerekli performans, hesap/doğrulama ve gerçek makine testi kaydı eşleştirilmelidir.
5. Yazılım ve değişiklik yönetimi kurulmalıdır: Güvenlikle ilgili yazılım sürümleri, parametre değişiklikleri, uzaktan erişim ve retrofit projeleri belirlenmeli ve resmî değişiklik yönetimi sürecine alınmalıdır.
6. Uygunluk değerlendirme yolu erken kesinleştirilmelidir: Ürün, numune, teknik dosya ve üretim denetimi için onaylanmış kuruluş gereksinimi erkenden planlanmalıdır.
7. AB ekonomik operatör yapısı netleştirilmelidir: AB’de ürünü ithal eden ekonomik operatör, varsa yetkili temsilci ve dağıtım zinciri açık biçimde belirlenmeli; yetkili temsilci kullanılacaksa yazılı yetkinin kapsamı, teknik dokümantasyona erişim, makam taleplerine cevap ve düzeltici faaliyet sorumlulukları sözleşme ve süreç düzeyinde tanımlanmalıdır.
8. Teknik dosya mimarisi yenilenmelidir: Risk → önlem → standart/teknik çözüm → hesap/test → talimat bağlantısı görünür hale getirilmeli; dijital arşiv, sürüm kontrolü ve erişilebilirlik kuralları belirlenmelidir.
9. 2027 teslimat takvimi planlanmalıdır: Piyasaya arz tarihi 20 Ocak 2027’ye yaklaşan projeler ayrı takip edilmeli; tasarım ve sözleşme tarihinden değil, ilgili ürünün AB pazarına ilk arz/hizmete sunulma tarihinden hareket edilmelidir.